Türkiye’de 15-29 yaş arasındaki genç nüfus, ülke nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturuyor. 2022 sonrasında gençler ülkemizde neler yaşıyor beraber bir bakalım istedim. Dünyadaki ekonomik dalgalanmalar, pandeminin etkileri, dijital dönüşümün hızlanması ve toplumsal değişimlerin yarattığı dinamikler, gençlerin yaşam koşullarını ve gelecek beklentilerini önemli ölçüde etkiledi. Bu süreçte gençlerimiz hem bireysel hem de toplumsal düzeyde pek çok sorunla karşılaştılar. Bu durum yalnızca bireysel değil toplumsal kalkınmayı da etkiliyor şüphesiz.
- Ben bir ülkenin eğitim düzeyi ile bilgi almak istersem öncelikle OECD nin 3 yılda bir düzenlediği PISA puanlarına bakıyorum. Türkiye’nin PISA 2022 ortalama puanları: Matematik 453, okuma 456, fen 476. Bu puanlar OECD ortalamalarının (matematik 472, okuma 476, fen 485) altında yer alıyor. OECD notlarında Türkiye’de eşitsizlik ve aile geçmişinin öğrencinin başarısına etkisinin yüksek olduğu, ayrıca 25–34 yaş grubunda ortaokulu terk etmiş öğrenci sayısının da OECD ortalamasının üstünde olduğu vurgulanıyor.
- TUİK verilerine göre Türkiye’de yükseköğretim mezunu sayısı 2008 de 13,5 iken 2024 de 44,9 a yükselmiş. Bu iyi birşey. Ancak herhangi bir iş için aranan nitelikler ile eğitim sistemi çıktıları arasında ciddi bir uyumsuzluk var. Yine TUİK verilerine göre genç işsizliği 2023’te %18’in üzerinde iken Haziran 2025 de %16,2’ye düşmüş (Ref: Trading Economics). Buna ragmen gençlerimiz eskisi kadar kolay iş bulamıyor. Bunun sebepleri arasında ekonomik dalgalanmalar, döviz kurlarındaki artış, enflasyon ve teknolojideki hızlı ilerleme Gençlerimizin dünya insanı olmasını istiyorsak iklim krizi, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, insan – hayvan hakları gibi konular okullardaki derslerde ve projelerde işlenmeli, sadece teoride değil, okul içi ve dışı etkinliklerde de yaşatılmalı. Mesleki eğitim programlarının ve dijital beceri eğitimlerinin yaygınlaştırılması, üniversite-sanayi iş birliğinin artırılması, girişimciliğin desteklenmesi, daha fazla teşvik ve hibeler ve kuluçka merkezleri işsizliğin çözümlerinden bazıları olabilir.
- 2024 Dünya Sağlık Örgütü verileri, tüm dünyadaki gençlerde ruh sağlığı sorunlarının arttığını söylüyor. Yine aynı verilere göre ülkemizdeki gençlerde de gelecek kaygısı, işsizlik ve ekonomik zorluklar, depresyon, kaygı bozukluğu ve umutsuzluk hissi eski dönemlere göre arttı. Ortaögretim ve üniversitelerde psikolojik danışmanlık ve kariyer danışmanlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, gençlere yönelik sosyal destek ağlarının genişletilmesi biraz da olsa onların sorunlarına dermen olacaktır.
- Maalesef gençlerimizin başka bir sorunu da, siyasi ve sosyal karar alma süreçlerine yeterince dahil edilmemeleri. Bu durum da gençlerin ülkelerine, okullarına, topluma aidiyet hissini zayıflatıyor. Yerel yönetimlerde gençlik meclislerinin etkin çalışması, gönüllülük projelerine erişimin artırılması ve gençlerin sosyal sorumluluk konusunda bilinçlendirilmeleri
Sonuç olarak:
2024 ve 2025’e ait verilere baktığımızda, gençliğin ekonomik ve sosyal açıdan kırılgan grupta yer aldığını görüyoruz. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için, gençlerin potansiyelini destekleyen politikalar üretmeliyiz. Hem kamu hem de özel sektör olarak veriye dayalı, gençleri kucaklayan ve cinsiyet duyarlı stratejiler önceliğimiz olmalıdır.
KAYNAKLAR:
- OECD Turkey’s Economic Surveys 2025
- PISA 2022 Results (Volume I and II) – Country Notes: TürkiyeCountry note
- TURKEY – Our World İn Data; 2019
- Education at a Glance – 2024
- OECD- Education GPS – Türkiye Student Performance 2024

